| |||||
|
Öncelikle kendimi tanıtayım. Ben Ferda Çamlıca Yalova Üniversitesinde okuyorum ve yaşadığım şehirlerde gördüğüm çok açık bir kayıp var kaybolan gençlik. Bizler sürekli batıyı medeniyet olarak görüyoruz medeniyetin simgesi batılı olmak değildir onların değerlerini benimseyip kendi geleneklerimizden yoksun olmak değildir yada o kadar gelişmiş kültürümüz, geleneğimiz, göreneğimiz, zengin mutfak yapımız olmasına karşın bize uygun olmayan bir medeniyetin kültürünü benimsemek değildir. Yüz yıllar önce batı tuvalet geleneğini benimsetmek için reklamlarında tuvaleti koymuş ve insanlara bunları aşılamış. Şimdi de kendi değerlerini benimsetmek için yine aynı şeyi yapıyor kamuyu alet olarak kullanıyor ve biz buna göz göre göre ses çıkaramayacak mıyız ?Birşeylerin farkında olup ses çıkaramazsak emin olun herşeyin yozlaştığı bir dünyaya getirdiğimiz çocuk bundan nasibini alır. " Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın demekle olmuyor". Bize dokunmayan emin olun acısını canımızı yakacak şekilde çıkartıyor. İstanbul'da turist akımının çoğunlukta olduğu yerleri gezmişseniz görmüşsünüzdür ki kendinizi ülkeniz haricinde her yerde hissedebilirsiniz.Peki buna ne zaman dur diyeceğiz yada yıllar sonra kendi Türkçe isimlerimizin yazılı olduğu mekanlardan bahsederken "eskidendi" diye başlayan cümleler mi kuracağız. Liseye giden gençlerin çoğunda büyümenin verdiği merakla başladıkları sigara ve ortamın ittiği alkol, uyuşturucu ve benzeri haplar insanın çaresizliğinin göstergesinden başka hiç bir şey değildir. Biz ölen kendini bile bile ölüme iten bir gençlik istemiyoruz. Bile bile beyninin, bedeninin ölüme itilmesi hangi aklın hizmetidir anlamış değilim. Televizyon başta olmak üzere kamu iletişim araçları artık insanların yaşam biçimini değiştirmek için birebir. "Propagandalara aldanmayalım" Reklamlarda yada filimlerde yayınlanan ve bize yapılabilecekmiş gibi gösterilen şeyler bize ne kadar uygun. Bir ara meşhur olan dağa çıkmış "ben özgürüm" diye bağıran kız bize neyi aşılıyordu reklamını yaptığı ürünün dışında. Gerçekten biz özgür müyüz ? Evet özgürüz ama başıboş değiliz.Yada en basiti bize yıllardan beri "akraba evliliğinde sakat çocuk olunuyor" denildi. Peki atalarımıza bakalım onlar kendi dışından birisiyle evleniyorlar mıydı ? O zaman o nesilden günümüze kadar herkesin sakat olması ve sakat bi neslin etrafı sarması gerekmiyor mu? Kan uyuşmazlığından kaynaklanan sorunu bize bu şekilde aşıladılar. Biz bu kadar içten yok olmaya başlamışken dış etkenler yani karşıt kültür olan terör her geçen gün bir can alıp bir ailenin yüreğine can acısı yaşatıyor. Peki biz birlik olup kendi benliğimizi koruyamazken karşıt kültürlerin baskısından basıl kurtulacağız ? İşte ben ve benim gibi düşünen insanların bir araya gelmesiyle oluşturduğumuz bu dernek yaşanılan faciaların farkında ve sesini duyurmak için hazır. Peki sen? Hala kayıp giden gençlik için susacak mısın yoksa sende bu davada yer alacak mısın ? Unutma bugün sana dokunmayan yarın senin nesline mutlaka dokunur Bu haber 653 defa okunmustur.
|
SON YORUMLANANLAR
| ||||