Atmosferde Karbon salımının azaltılması için kirletici gazların 350 ppm’de tutulması gerektiği fikriyle ABD’de ortaya çıkan 350.org hareketinin Ankara’daki önemli isimlerinden olan 350 Ankara Aktivisti Tülin Yıldırım, Enerji Ekonomisi Derneği’nin (EED) açıklamasına mektupla tepki gösterdi. Aralarında Yalova Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu’nun da bulunduğu 5 kişilik yönetim kuruluna sahip olan EED, Durban’daki İklim Zirvesi sonrasında Türkiye’ye haksızlık edildiğini savunan bir açıklama yayınlamıştı.
EED AÇIKLAMASINDA GÖRMEZDEN GELİNENLER
350.org Ankara aktivisti Tülin Yıldırım, aralarında Karaosmanoğlu’nun da yer aldığı derneğe şu yazıyla tepkisini dile getirdi : “Enerji Ekonomisi Derneği'nin basın açıklaması üzerine bir değerlendirme yapma ihtiyacı duydum. Hem İklim Değişikliği Eylem Planı sürecinde aktif olarak yer almam, hem de Germanwatch'in raporunu tümüyle okumuş olmamdan dolayı açıklamadaki ciddi boşlukları doldurmak gerektiğini düşünüyorum. EED açıklamasında İklim zirvesinde raporun açıklanması sanki orada çıkmış bir sonuç gibi verilmiştir. Böylesi bir ima, raporu yıllarca hazırlayan bir kurumun yaptığı işi dikkate almadığınızı gösteriyor. Kaldı ki, değerlendirmeleri “kişisel” düşünce olarak tanımlayarak GW’ın ortaya koyduğu açık ve şeffaf metodolojiyi görmezden gelinmiş. Türkiye'nin iyi şeyler yaptığı bir eylem planı hazırladığı ve STK'ların da surecin içinde olduğunu, hem strateji belgesinde hem de eylem planında hedefler olduğunu soyluyorsunuz. Sayın hocam, hedeften kastettiğiniz "elektrik dağıtım kayıplarının %8’i indirilmesi”, “vahşi depolama alanlarının kapatılması”, “kamu binalarına enerji tüketiminin %20 azaltılması” gibi eylemlerin 2023 yılına kadar yapılması hedefleniyor." denimesi mi? Biz de niye 2023'e kadar bekliyorsunuz bu hedef mi diyoruz, biz niye o zamana kadar kayıpların parasını ödeyelim diyoruz. Türkiye'de hiçbir şey yapmamış gibi görünmemek adına bu çalışmayı yapmıştır. Nitekim Enerji Raporunda (bu eylem planı için hazırlanan) Yenilenebilir enerji, rüzgar yada güneş kelimesinin kat ve kati kadar kömür kelimesi geçmektedir. Ve tüm raporlar Turkiye'nin mevcut durumunu sürdürmesi için destek amacıyla hazırlanmıştır. Ne yapacaksın sorusuna bu planda yanıt yoktur” dedi.
“TEŞVİKLERİ AFRİKA ÜLKELERİ YERİNE BİZ Mİ ALACAĞIZ”
Yıldırım, “Son olarak günün fosili seçilmemize de değinmek istiyorum. Turkiye finansmanda yararlanmak istiyor. Merak ediyorum, Deprem vergilerini duble yola yatıran bir ülkenin aldığı parayı ne yapmasını bekliyorsunuz? Bir ada devleti su altında kalacakken, salımları bizim bile 10’da birimiz olan bir Afrika devleti varken biz mi yararlanacağız. Diyeceksiniz ki Cin yararlanıyor. Detayına girmeyeceğim ama Cin eğer 2008 krizinde yeni araba satın alma paketi yerine 200 milyar dolardan fazla yeşil paket çıkarmışsa, bizim durumumuzla ayni diyebilir miyiz. Hiç para koymadan para istemek, hiç azaltım yapmadan teknoloji istemek bana hiç de ahlaki gelmiyor. Son olarak merak ediyorum, enerji ekonomisi ile uğrasan bir dernek, böylesi bir yazıyı imzalarken Turkiye’nin bütçeden ne kadar iklim düşmanı politikalara para ayırdığını, ne kadar iklim dostu islere para ayırdığını hesapladı mi? Böyle bir veri olmadan “kişisel” değerlendirmelerle gerçekleri yok saymak ciddi bir etik tartışması sorunudur” dedi.