Kürşat Tüzmen de Ülkücüymüş!..
Geçtiğimiz Pazar günü, Kürşat Tüzmen’in Adana‘da katıldığı şehit cenazesinde karşılaştığı tepkiler üzerine “1980 öncesi bizi de kullandılar. Gerçek ülkücüler beni iyi tanır” şeklinde sarf ettiği sözler basında geniş yankı buldu.
Hatırlanacağı gibi, Başbakan adı önce “Kürt açılımı” daha sonra “Demokratik Açılım” olarak değiştirilen AB destekli (AB Dönem Başkanı İspanya Dışişleri Bakanı Moratinos ile Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun ortak düzenledikleri basın toplantısında Moratinos, açıkça pakete tam destek verdiklerini söyledi) sunulan proje ve Anayasa değişikliği muhalefet ve halkın büyük kesiminden tepki aldı.
Destek arayışlarını sürdüren iktidar çeşitli sivil toplum örgütleri, işadamları, gazeteciler-yazarlar ve sanatçılar ile de toplantılar yaptı. Bu süreç içinde CHP, iktidara verebileceği destek için bazı şartlar öne sürerken, MHP iki projeyi de koşulsuz ret etti. MHP tabanının da gerek Demokratik açılım gerekse Anayasa değişikliğine karşı çıktığı biliniyor.
Bu süreçte, her iki paket içinde çeşitli görüşler ve tartışmalar yaşanırken, 1980 öncesi hareketin içinde adı geçen, ancak daha sonra fiilen hareket içinden ayrılan yada çıkartılan isimlerin demokratik açılım ve Anayasa paketine destek vermeleriyle başlayan “Eski-yeni ülkücü“ polemiklerine varan açıklamalar ülke gündemine oturdu. Son olarak, Kürşat Tüzmen’in “gerçek ülkücüler” sözleri ile tartışma yeniden alevlendi.
Geçtiğimiz Pazar günü, Kürşat Tüzmen’in Adana‘da katıldığı şehit cenazesinde karşılaştığı tepkiler üzerine “1980 öncesi bizi de kullandılar. Gerçek ülkücüler beni iyi tanır” şeklinde sarf ettiği sözler basında geniş yankı buldu.
Kamuoyunda değişik yorumlara neden olan, Kürşat Tüzmen’in bu sözleri ne maksatla söylediği, kime yada kimlere mesaj verdiği? merak ediliyor.
Yine sözleri ile bir dönem bu hareketin içinde olduğunu ima ettiği sanılan Tüzmen’in;
Komünizm başta olmak üzere, ABD sermayesi ve cemaat oluşumlarını Milli unsurlar için tehlikeli gören ve ret eden, Ülkücü Hareket içinde, kendisi gibi bir dönem yer alan isimlerin, bugün neden AB-ABD destekli projelerde yer aldıkları veya destekledikleri de merak edilen diğer bir konu olarak, zihinleri meşgul ediyor.
Diğer taraftan, büyük bir kesim tanık olduğu bu durumu;
Dış güçler Türkiye üzerindeki emellerinden vazgeçerek, Türk Milleti çıkarlarına hizmet etmeye mi başlamışlardır? Yoksa söz konusu şahıslar, "yeni dünya düzeni" kapsamında "Milli" anlayışın vadesinin dolduğuna mı kanaat getirmişlerdir? Soruları ve şaşkınlığı ile izliyor…