ASIL HAYATIN AHİRETTE OLDUĞUNU ANLAYABİLMEK
İnsanoğlu yaşamış olduğu her saniye Yüce Allah’ın muhteşem yaratma sanatı ile karşılaşmaktadır. Sayılamayacak kadar çok nimet ve güzellik, insanlar için yaratılmıştır. Soluduğumuz tertemiz hava, şahane doğa güzellikleri, hoş kokulu çiçekler, farklı farklı ev tasarımları, mükemmel bahçeler, bağlar, birbirinden sevimli hayvanlar, çocuklar, birbirinden lezzetli sebzeler ve meyveler insanların her an karşı karşıya olduğu güzelliklerden ve nimetlerden bazılarıdır. Fakat tüm bu güzellikler aynı zamanda insanların aldanmalarını ve dünya hayatına bağlanmalarını sağlayan etkenlerdir.
Dünya hayatının geçici ve aldatıcı olması, herkesin bildiği gibi bir gün son bulacak olmasından dolayıdır. Yüce Allah, yeryüzündeki bütün nimetleri ve güzellikleri insanların imtihanı için yaratmıştır. Allah, insanlardan hangilerinin salih davranışlarda bulunacağını, Kendi rızasını kazanmak için çalışacağını, hangilerinin nefislerine uyarak dünya hayatının geçici süsüne kapılacağını ve şeytanın adımlarını izleyeceğini görmek için yaratmıştır.
"O, amel (davranış ve eylem) bakımından hanginizin daha iyi (ve güzel) olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı..." (Mülk Suresi, 2)
Bu nedenle bazı insanların kısa bir süreliğine yaşadıkları dünya hayatının geçici nimetlerinden sonsuza kadar faydalanma arzuları, boşa bir çırpınış ve büyük bir aldanış olacaktır. Bu, insanlarda çok büyük bir hırs ve tutku oluşturur. Fakat Yüce Allah, insanları Kuran’da birçok kez bu konuda uyarmıştır.
... (Bunlar) Şu değersiz olan (dünya)ın geçici-yararını alıyor ve: "Yakında bağışlanacağız" diyorlar. Bunun benzeri bir yarar gelince onu da alıyorlar. Kendilerinden Allah'a karşı hakkı söylemekten başka bir şeyi söylemeyeceklerine ilişkin kitap sözü alınmamış mıydı? Oysa içinde olanı okudular. (Allah'tan) Korkanlar için ahiret yurdu daha hayırlıdır. Hala akıl erdirmeyecek misiniz? (Araf Suresi, 169)
Birçok Kuran ayetinde ve Peygamber Efendimiz (sav)’in hadislerinde bildirdiği gibi, dünya hayatına ait nimetler ve güzellikler cennettekilerin yalnızca bir yansıması, bir taklididir. Dünyada insanların daima iç içe olduğu nimetler her ne kadar gerçekmiş gibi görünse de, inanan insanların asla bu gerçeği akıllarından çıkarmamaları gerekmektedir. İnsan, sadece dünya hayatını tercih ederse, nimetlerin asıllarının bulunduğu cennet hayatını kaybedebileceğini unutmamalıdır. Yüce Rabbimiz, sadece ahiret hayatı için çaba gösteren salih müminlere her iki hayat için de güzellikler var edeceğini müjdelemiştir.
Yüce Allah’a iman eden ve dünyada O’nun rızasını kazanmaktan başka bir amaç edinmeyen salih müminler, dünya hayatının geçici olduğu gerçeğinin şuurunda bir yaşama sahiptirler. Yeryüzündeki bütün nimetlerin kıyametin kopması ile yerle bir olacağını ve yeryüzünde tek gerçek olanın, Allah’ın rızasını kazanmak için yaptıkları amellerin olduğunu bilirler. Bu nedenle karşılaştıkları her türlü olayın imtihanın bir parçası olduğunu bilerek hareket ederler. Dolayısıyla dünya
hayatına dair çekici güzellikte olan nimetlere karşı aşırı bir tutku duymazlar. Bunların tamamını Allah’ın rızasını ve sevgisini kazanma amacı ile kullanırlar. Ömürleri boyunca ahiretteki alacakları karşılığı düşünerek hareket ederler. Allah’a teslimiyetlerinden ötürü de karamsar bir ruh haline asla girmezler.
Hayır, kim (güzel davranış ve) iyilikte bulunarak kendisini Allah'a teslim ederse, artık onun Rabbi Katında ecri vardır. Onlar için korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır. (BAKARA SURESİ / 112)